1. Giriş
Kiracının tahliyesi sebepleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) düzenlenmiştir. Kiracının
tahliyesi, aynı zamanda kira sözleşmesinin sona ermesi anlamına gelmektedir.
Kira sözleşmesinin sona ermesi hâlleri, Türk Borçlar Kanunu’nda iki ana başlık
altında düzenlenmiştir. Buna göre, kira sözleşmeleri, bildirim yoluyla veya
dava yoluyla sona erdirilebilir. Özellikle kiraya verenin, Türk Borçlar
Kanunu’nda belirtilen sebepler olmaksızın kira sözleşmesini sona erdirebilmesi,
başka bir deyişle kiracıyı tahliye ettirebilmesi mümkün değildir.Bu bakımdan
kiraya verenin tahliye sebepleri Borçlar Kanununda “sınırlı olarak”
belirtilmiştir.
Bu yazıda, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının tahliyesi sebepleri
detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Kiracının tahliyesi, kira sözleşmesinin
süresinden kaynaklanabileceği gibi, örneğin 10 yıllık kiracının tahliyesi, Türk
Borçlar Kanunu’nda belirtilen diğer sebeplerden de kaynaklanabilir. Bu nedenle,
bu yazıda, kiracının tahliyesi sebepleri, “kira sözleşmesinin süresine dayalı”
ve “kira sözleşmesinin süresi dışındaki sebeplere dayalı” olmak üzere iki ana
başlık altında incelenecektir. Ayrıca, Kira sözleşmesinin süresi dışındaki
sebeplere dayalı tahliye sebepleri de “kiraya verenden kaynaklanan” ve
“kiracıdan kaynaklanan” sebepler olarak iki alt başlıkta ele alınacaktır.
2. Kira Sözleşmesinin Süresine Dayalı Kiracının Tahliyesi Sebepleri
A. Belirli Süreli Kira Sözleşmesinin Süresinin Sona Ermesi Kiracının
Tahliyesi Sebebi Midir?
Kira sözleşmesi, belirli ve belirsiz olmayan bir süre için yapılabilir.
(TBK m. 300/I) Belirli olmayan bir süre için yapılan kira sözleşmesine,
belirsiz süreli kira sözleşmesi de denilmektedir. Herhangi bir sürenin
kararlaştırılmadığı kira sözleşmeleri, belirsiz süreli kira sözleşmesi sayılır.
(TBK m. 300/II)
Örnek: Fatma Hanım, İstanbul’daki bir daireyi 01.01.2024 tarihinde 1 yıllık
bir süre için kiralamıştır. Bu durumda, kira sözleşmesi 31.12.2024 tarihinde
sona erecektir. Bu tür bir sözleşme, belirli süreli kira sözleşmesi olarak
adlandırılır çünkü kira süresi taraflarca net bir şekilde belirlenmiştir.
Örnek: Rıza Bey, Ankara’daki bir işyerini kiralamak için mal sahibi ile bir
kira sözleşmesi imzalamıştır, ancak sözleşmede kira süresi hakkında herhangi
bir süre belirlenmemiştir. Bu durumda, kira sözleşmesi belirsiz süreli kira
sözleşmesi olarak kabul edilir çünkü kira süresi taraflarca belirlenmemiştir.
Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında, kira süresinin sona
ermesi kural olarak kiraya verene sözleşmeyi sona erdirme hakkı vermez. Kiraya
veren, sadece sözleşme süresinin bitmesine dayanarak kira sözleşmesini sona
erdiremez. (TBK m. 347/I)
Örnek: Ahmet Bey, bir işyeri kiralamak için mal sahibi ile 01.01.2024
tarihinde 2 yıllık bir kira sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmeye göre, kiralama
süresi 31.12.2025 tarihinde sona erecektir. Ancak, Ahmet Bey’in kiraladığı
işyerini kullanmaya devam etmek istemesi durumunda, kira süresi dolmuş olsa
bile mal sahibi sadece bu süreye dayanarak kira sözleşmesini sona erdiremez.
Yani, 31.12.2025 tarihinde kira süresi sona erse bile, kiraya veren Ahmet Bey’i
işyerinden tahliye edemez. Kiraya verenin, kira sözleşmesini sona erdirebilmesi
için Türk Borçlar Kanunu’nda belirtilen başka geçerli bir sebebe ihtiyacı
vardır.
Belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında,
kira süresinin sona ermesi kural olarak yalnızca kiracıya sözleşmeyi sona
erdirme hakkı verir. Kiracı, belirli süreli sözleşmenin süresinin bitiminden en
az on beş gün önce yazılı bildirimde bulunarak kira sözleşmesini sona
erdirebilir. Eğer bu bildirim yapılmazsa, sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha
uzatılmış sayılır. (TBK m. 347/I)
Örnek: Selim Bey, İstanbul’da bir daireyi 01.01.2024 tarihinde 1 yıllık süre
için kiralamıştır. Kira sözleşmesi 31.12.2024 tarihinde sona erecektir. Selim
Bey, dairede oturmaya devam etmek istemiyorsa, sözleşme süresinin bitiminden en
az on beş gün önce, yani en geç 16.12.2024 tarihinde mal sahibine yazılı olarak
bildirimde bulunmalıdır. Eğer Selim Bey bu bildirimde bulunmazsa, kira
sözleşmesi otomatik olarak aynı koşullarla bir yıl daha uzatılmış sayılacaktır.
Yani, Selim Bey, bildirimde bulunmadığı takdirde 2025 yılı boyunca da aynı
şartlarla kiracı olarak kalacaktır.
B. 10 Yıllık Kiracının Tahliyesi
Kira sözleşmesinin süresinin sona ermesi, kiraya verene sözleşmeyi sona
erdirme hakkı vermemekle birlikte, bu kural mutlak değildir. Nitekim, Türk
Borçlar Kanunu’nun 347. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde, on
yıllık uzama süresi sonunda kiraya verenin, bu süreyi izleyen her uzama yılının
bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir
sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebileceği öngörülmüştür.
Örnek: Ali Bey, 01.01.2013 tarihinde bir işyerini 5 yıllık süre için kiraya
vermiştir. Kira sözleşmesi 31.12.2017 tarihinde sona ermiş, ancak Ali Bey ile
kiracısı yeni bir sözleşme yapmamış ve kiracı işyerini kullanmaya devam
etmiştir. Bu durumda, kira sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu gereği her yıl
otomatik olarak uzamış ve 31.12.2027 tarihine kadar toplam 10 yıllık bir uzama
süresi tamamlanmıştır. Selim Bey, bu 10 yıllık uzama süresinin bitiminden
sonra, yani 2027 yılını takip eden uzama yılı olan 2028 yılının bitiminden en
az üç ay önce, yani en geç 30.09.2028 tarihinde kiracısına yazılı olarak
bildirimde bulunmak koşuluyla, kira sözleşmesini herhangi bir sebep
göstermeksizin sona erdirebilir. Bu durumda, Ali Bey’in kiracısı, 31.12.2028
tarihi itibarıyla işyerini tahliye etmek zorunda kalacaktır.
Bu düzenleme,
uygulamada her ne kadar genellikle “10 yıllık kiracının tahliyesi”
olarak ifade edilse de, bundan 10 yıllık kiracının tahliye
edilebileceği anlamı çıkarılmamalıdır. Zira, Türk Borçlar Kanunu’nda 10 yıllık
kiracıdan veya kira sözleşmesinden değil, 10 yıllık uzama süresinden
bahsedilmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, belirli süreli konut ve
çatılı işyeri kira sözleşmelerinde, sürenin bitiminden en az on beş gün önce kiracı tarafından
yazılı bildirim yapılmadığı takdirde sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha
uzatılmış sayılır. Bu nedenle, bir yıl süreyle yapılmış kira sözleşmelerinde
kiracının tahliye edilebilmesi için, başlangıçtaki bir yıllık kira süresinin
dışında on yıllık uzama süresinin geçmesi gerekmektedir. Beş yıl süreli kira
sözleşmelerinde ise, kiracının tahliye edilebilmesi için başlangıçtaki beş
yıllık sürenin dışında yine on yıllık uzama süresinin geçmesi gerekir. On
yıllık uzama süresi dolduktan sonra, kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama
yılının bitiminden en az üç ay önce yazılı bildirimde bulunarak kira
sözleşmesini sona erdirebilir.
C. Belirsiz Süreli Kira Sözleşmelerinde Kira Sözleşmesinin Süresine Dayalı
Kiracının Tahliyesi
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman
genel hükümlere göre yazılı fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.
(TBK m. 347/III) Kiraya veren ise, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde kiranın
başlangıcından on yıl geçtikten sonra, Türk Borçlar Kanunu’nun genel
hükümlerine göre yazılı fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir. (TBK m.
347/III)
3. Kira Sözleşmesinin Süresi Dışındaki Sebeplere Dayalı Kiracının Tahliyesi
Sebepleri
A. Kiraya Verenden Kaynaklanan Sebeplerle Kiracının Tahliyesi
Kiraya verenden kaynaklanan kiracının tahliyesi
sebepleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 350 ve 351. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu
tahliye sebepleri kiraya verenden kaynaklanmakta olup, kiracı ile doğrudan bir
ilgisi bulunmamaktadır.
a. İhtiyaç Sebebiyle Tahliye
Kiraya veren, kiralananı kendisi, eşi, alt soyu, üst
soyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da
işyeri ihtiyacı sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, kira sözleşmesini sona
erdirme hakkına sahiptir. (TBK m. 350/I-1)
İhtiyaç
sebebiyle tahliye konusunda taraflar mutabakata varamazsa, kiraya verenin,
belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden, belirsiz süreli sözleşmelerde
ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için
öngörülen sürelere uyarak belirlenecek tarihten itibaren bir ay içinde kiracıya
karşı ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açması gerekmektedir.
Örnek: Fatih Bey, İstanbul’da sahip olduğu bir daireyi 2 yıllık belirli süreli bir
kira sözleşmesi ile bir kiracıya kiralamıştır ve sözleşme 31 Aralık 2023
tarihinde sona erecektir. Ancak, Fatih Bey’in oğlu üniversiteyi kazandığı için
İstanbul’a taşınmak zorundadır ve Fatih Bey, oğlunun bu dairede oturmasını
istemektedir. Kiracı bu teklifi kabul etmeyince, Fatih Bey’in kira sözleşmesinin
sona ereceği 31 Aralık 2023 tarihinden itibaren bir ay içinde, yani en geç 31 Ocak
2024 tarihine kadar ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açması gerekmektedir.
Kiraya verenin, ihtiyaç sebebiyle tahliye davası
açabilmesi için dava açmadan önce kiracıya ihtarname göndermesi zorunlu
değildir. Ancak, kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede,
ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse,
dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. (TBK m. 353/I)
b. Yeniden İnşa veya İmar Sebebiyle Tahliye
Kiraya veren, kiralananın yeniden inşası veya imarı
amacıyla esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme işlemlerinin gerekli olması
ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, kira sözleşmesini
sona erdirme hakkına sahiptir. (TBK m. 350/I-2)
Yeniden inşa
veya imar sebebiyle kiracının tahliyesi konusunda taraflar mutabakata
varamazsa, kiraya verenin belirli süreli sözleşmelerde sürenin bitiminden,
belirsiz süreli sözleşmelerde ise kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih
dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyarak belirlenecek
tarihten itibaren bir ay içinde kiracıya karşı yeniden inşa veya imar
sebebiyle tahliye davası açması gerekmektedir.
Kiraya verenin, yeniden inşa veya sebebiyle tahliye
davası açabilmesi için dava açmadan önce kiracıya ihtarname göndermesi zorunlu
değildir. Ancak, kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede,
yeniden inşa veya imar sebebiyle tahliye davası açacağını kiracıya yazılı
olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır. (TBK m.
353/I)
c. Yeni Malikin İhtiyacı Sebebiyle Tahliye
Kira sözleşmesinin
kurulmasından sonra kiralanan taşınmaz herhangi bir sebeple el değiştirirse,
yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. (TBK m. 310/I) Bu nedenle,
kiralananın satılması veya mülkiyetinin devri kira sözleşmesini sona erdirmez.
Yeni malik, kiraya veren olarak kira sözleşmesinin yeni tarafı haline gelir ve
bunun için yeni bir kira sözleşmesi yapılmasına gerek yoktur.
Ancak, kiralananı
sonradan edinen kişi, yani yeni malik, kiralananı kendisi, eşi, alt soyu, üst
soyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya
işyeri ihtiyacı sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, kira sözleşmesini sona
erdirme hakkına sahiptir. (TBK m. 351/I)
İhtiyaç sebebiyle
kiracının tahliyesi konusunda tarafların mutabakata varamamaları hâlinde, yeni
malik kiralananı edinme tarihinden itibaren bir ay içinde durumu kiracıya
yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir
davayla sona erdirebilir. (TBK m. 351/I) (Yeni malik ihtiyaç nedeniyle tahliye
dava açma süresi) Altı aylık süre, edinme tarihinden itibaren başlamaktadır.
Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme süresi sonuna
kadar açılması mümkündür.
Yeni malik, dilerse
ihtiyaç sebebiyle kira sözleşmesini sona erdirme hakkını, sözleşme süresinin
bitiminden itibaren bir ay içinde açacağı dava yoluyla da kullanabilir. (TBK m.
351/II (
Yeni malik, Türk
Borçlar Kanunu’nun 351. maddesinde belirtilen süreleri kaçırsa bile, yine de
Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesinde öngörülen süreler içinde ihtiyaç
sebebiyle tahliye davası açma hakkına sahiptir.Kanun koyucu burada kiraya
verene bir seçimlik hak tanımıştır.
Örnek: Ali Bey, Ankara’da bir daire satın almış ve bu
dairede mevcut bir kiracı bulunmaktadır. Ali Bey, daireyi babası için kullanmak
istemektedir, çünkü babası sağlık sorunları nedeniyle ona yakın bir yerde
yaşamak zorundadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi gereği, Ali Bey
kiralananı edindikten sonra bir ay içinde bu durumu kiracıya yazılı olarak
bildirmiştir. Ancak kiracı, daireyi tahliye etmeyi kabul etmemiştir. Bu
durumda, Ali Bey, kiralananı edindikten itibaren altı ay sonra tahliye davası
açabilir. Altı aylık sürenin bitiminde hemen dava açması şart olmayıp, kira
sözleşmesinin süresi sona erene kadar bu davayı açabilir. Seçimlik olarak, Ali
Bey, kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açarak
daireyi babasının ihtiyaçları doğrultusunda kullanmak üzere kira sözleşmesini
sona erdirebilir. Eğer Ali Bey, TBK m. 351’de belirtilen süreleri kaçırırsa,
yine de TBK m. 350’de öngörülen süreler içinde ihtiyaç sebebiyle tahliye davası
açma hakkına sahiptir.
d. Önemli Sebeplerin Varlığı Nedeniyle Tahliye
Kiraya veren, kira ilişkisinin devamını kendisi için çekilmez hâle getiren
önemli sebeplerin varlığı durumunda, yasal fesih bildirim süresine uyarak
sözleşmeyi her zaman feshedebilir. (TBK m. 331/I)
B. Kiracıdan Kaynaklanan Sebeplerle Kiracının Tahliyesi
a. Kira Bedelinin Ödenmemesi Nedeniyle Tahliye
Tüm kira
sözleşmelerinde, kiracının asli borcu kira bedelini ödemektir. Ödemenin tam ve
zamanında yapılması gerekir. Kiracı, muaccel olan kira bedelini ödemezse,
kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ödeme
yapılmazsa sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. (TBK m. 315/I) Kiracıya
verilecek süre, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün olmalıdır.
(TBK m. 315/II)
Kira bedelinin
ödenmemesi nedeniyle kiracının tahliye edilebilmesi için, kiracıya kira
bedelini ödemesi için yazılı olarak en az otuz gün süre verilmeli ve bu sürede
de ödeme yapılmazsa sözleşmenin feshedileceği ihtar edilmelidir. Kiracı bu süre
içinde kira bedelini ödemezse, kiraya verenin kira sözleşmesini feshettiğini
yazılı bir bildirimle kiracıya iletmesi gerekmektedir.Kiraya verenin, bunun
yanı sıra ödenmeyen kira borçları tahliye talepli icra takibi yapılarakta
kiracıyı tahliye etme imkanı vardır.
b. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye
Kiracı, bir yıldan
kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde, bir yıl ve daha uzun
süreli kira sözleşmelerinde ise
bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği
için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa,
kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların
yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde dava yoluyla kira
sözleşmesini sona erdirme hakkına sahiptir. (TBK m. 352/II)
İki haklı ihtar
nedeniyle tahliyenin mümkün olabilmesi için, kiracının bir yıl süreli kira
sözleşmelerinde bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine
yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmuş olması gerekmektedir. Kiracının, bu
ihtarlardan sonra kira bedelini ödemesi, iki haklı ihtar nedeniyle tahliyeye
engel değildir.
İki haklı ihtar
nedeniyle tahliye davası, ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden itibaren
bir ay içinde açılmalıdır. Ancak kiraya veren, en geç bu süre içinde dava
açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı
için uzamış sayılır. (TBK m. 353/I)
Örnek:Mehmet Bey, kiracısı Murat Bey ile 1 Mayıs 2022
tarihinde bir yıllık kira sözleşmesi yapmıştır. Murat Bey, Temmuz 2022 kira
bedelini ödememiş, bunun üzerine Mehmet Bey 10 Ağustos 2022’de Murat Bey’e 30
gün süre tanıyan bir ihtarname göndermiştir. Murat Bey, bu sürede Temmuz ayı
kira bedelini ödemiştir, ancak bu durum, ihtarın haklılığını ortadan kaldırmaz
ve birinci haklı ihtar olarak sayılır. Ardından, Murat Bey, Ocak 2023 kira
bedelini de ödememiş ve Mehmet Bey 15 Şubat 2023’te ikinci bir haklı ihtar
göndererek yine 30 gün süre vermiştir. Bu iki haklı ihtar sonucunda, Mehmet
Bey’in kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren bir ay içinde, yani 30 Mayıs
2023 tarihine kadar Murat Bey’in tahliyesi için dava açma hakkı bulunmaktadır.
Ancak,Mehmet Bey, dava açma süresi içinde, yani 30 Mayıs 2023 tarihine kadar
Murat Bey’e yazılı olarak tahliye davası açacağını bildirmişse, dava açma
süresi bir kira yılı için uzar, bu durumda Mehmet Bey, 30 Mayıs 2024 tarihine
kadar tahliye davası açabilir.
c. Kiralananı Özenle Kullanma Borcuna Aykırılık Sebebiyle Tahliye
Kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle
kullanmak zorundadır. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda,
kiraya veren, konut ve çatılı işyeri kiralarında en az otuz gün süre vererek
aykırılığın giderilmesini talep edebilir ve aksi takdirde sözleşmeyi
feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunabilir. (TBK m. 316/II)
Kiracının kiralanana kasten ağır zarar vermesi,
kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu
yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren, aynı taşınmazda oturan kişiler ya
da komşular için çekilmez hâle gelmesi durumlarında, kiraya veren yazılı bir
bildirimle sözleşmeyi derhal feshedebilir. (TBK m. 316/III)
d. Kiracının Komşulara Gerekli Saygıyı Göstermemesi Sebebiyle Tahliye
Kiracı, kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan
kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu
yükümlülüğe aykırı davranması durumunda, kiraya veren, konut ve çatılı işyeri
kiralarında en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini talep
edebilir ve aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda
bulunabilir. (TBK m. 316/II)
Kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının
bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren, aynı taşınmazda oturan kişiler
ya da komşular için çekilmez hale gelmesi durumunda, kiraya veren yazılı bir
bildirimle sözleşmeyi derhal feshedebilir. (TBK m. 316/III)
e. Kiracının veya Birlikte Yaşadığı Eşinin Oturmaya Elverişli Konutunun
Bulunması Sebebiyle Tahliye
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya
belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması
durumunda, kiraya veren kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa,
sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde sözleşmeyi sona erdirebilir. (TBK
m. 352/III)
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin başka bir
konutunun bulunması nedeniyle tahliyenin söz konusu olabilmesi için, bu konutun
kiracının oturmasına elverişli ve kiralanan taşınmazla aynı ilçe veya belde
sınırları içinde olması gerekmektedir. Ayrıca, kiraya verenin kira sözleşmesi
yapılırken bu konuttan haberi olmamalıdır.
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin konutunun
bulunması nedeniyle tahliye davası, sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay
içinde açılmalıdır. Ancak, kiraya veren bu süre içinde dava açacağını kiracıya
yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzatılmış
sayılır. (TBK m. 353/I)
f. Kiracının Tahliye Taahhütnamesi Nedeniyle Tahliye
Kiracı, kira sözleşmesinin yapılmasından ve
kiralananın teslim edilmesinden sonra, kiraya verene karşı kiralananı belirli
bir tarihte tahliye edeceğini yazılı olarak taahhüt edebilir. Bu yazılı
taahhüt, uygulamada “tahliye taahhütnamesi” olarak adlandırılmaktadır.Tahliye
taahhütnamesi adi yazılı şekilde olabileceği gibi, Noter huzurunda da
düzenlenebilir.
Tahliye
taahhütnamesinde belirtilen tarihte kiracı kiralananı tahliye etmezse, kiraya
veren, taahhütnamede yazılı tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra
dairesine başvurarak veya dava açarak kiracının tahliyesini sağlayabilir. (TBK
m. 352/1)
g. Kiracının İflası Sebebiyle Tahliye
Kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra iflas
ederse, kiraya veren işleyecek kira bedelleri için güvence verilmesini
isteyebilir. (TBK m. 332/I) Kiraya veren, güvence verilmesi için kiracıya ve
iflas masasına yazılı olarak uygun bir süre tanır. Bu süre içinde güvence
verilmezse, kiraya veren sözleşmeyi herhangi bir fesih bildirim süresine
uymaksızın derhal feshedebilir. (TBK m. 332/II)
h. Önemli Sebeplerin Varlığı Nedeniyle Tahliye
Kiraya veren, kira ilişkisinin
devamını kendisi için çekilmez hâle getiren önemli sebeplerin varlığı
durumunda, yasal fesih bildirim süresine uyarak sözleşmeyi her zaman
feshedebilir. (TBK m. 331/I)
0 Yorum