Analık
Halinin İş Sözleşmesine Etkisi ve Doğum Nedeniyle İşten Ayrılan Kadın İşçinin
Hukuki Hakları
ÖZET
Türk İş Hukuku mevzuatında kadın işçilerin analık ve
doğum süreçleri, anayasal koruma ilkeleri ve pozitif ayrımcılık kuralları
çerçevesinde özel olarak düzenlenmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu, hamilelik ve doğum dönemlerinde kadın işçiye
birtakım emredici haklar ve izinler tanımaktadır. Ancak uygulamada sıklıkla
karıştırılan husus, bu hakların niteliği ve iş sözleşmesinin kimin tarafından,
hangi gerekçeyle sonlandırıldığıdır. Bu makalede, doğum ve analık olgularının
iş sözleşmesine etkileri, işçinin kendi isteğiyle ayrılması ile işveren
tarafından yapılan fesihlerin hukuki sonuçları, Yargıtay içtihatları ve mevzuat
hükümleri doğrultusunda incelenmiştir.
1. Giriş ve Yasal Çerçeve
Türk Hukuku’nda ailenin ve kadının korunması anayasal
bir ilkedir. Bu ilkenin iş hukukuna yansıması olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun
74. maddesinde analık halinde çalışma ve izin şartları ayrıntılı şekilde
düzenlenmiştir. Kanun koyucu, kadının biyolojik durumunu ve çocuğun gelişim
süreçlerini korumak adına işverene birtakım emredici yükümlülükler yüklemiştir.
Bunların başında doğum öncesi ve sonrası analık izinleri, süt izni ve ücretsiz
izin hakları gelmektedir.
2. İşçinin Doğum Gerekçesiyle
"İstifa" Etmesi ve Kıdem Tazminatı İlişkisi
İş hukukunda en çok yanılgıya düşülen konulardan biri,
doğum yapan kadının kendi isteğiyle (istifa ederek) işten ayrılması
durumunda kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağıdır.
Hukuki Kural: 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun yürürlükte kalan 14.
maddesinde kıdem tazminatına hak kazanma şartları tahdidi (sınırlı) olarak
sayılmıştır. Kadın işçiye evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde
kendi arzusuyla sözleşmeyi sona erdirme ve kıdem tazminatı alma hakkı
tanınmışken, doğum veya analık gerekçesiyle istifa halinde kıdem tazminatı
ödenmesine dair bir hüküm mevzuatta yer almamaktadır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de; hamilelik
veya doğum nedeniyle işçinin kendi isteğiyle işten ayrılması (istifa) yasal
olarak haklı nedenle fesih (İş Kanunu m.24) sayılmamaktadır. Dolayısıyla,
sadece "doğum yaptım, çocuğuma bakacağım" diyerek istifa eden bir
kadın işçi, işyerinde kıdemi ne olursa olsun kıdem tazminatına hak
kazanamaz.
İstisnai Durumlar:
-Evlilik ile Doğumun Çakışması: Kadın işçi resmi nikah tarihinden
itibaren 1 yıl içinde doğum yapar ve istifasını "evlilik nedenine"
dayandırarak bu 1 yıllık yasal süre içinde sunarsa kıdem tazminatını alabilir.
-İşverenin Haklı Feshe Sebebiyet Vermesi: Eğer işveren doğum sonrasında
işçiye yasal haklarını (süt izni, ücretsiz izin, yarım çalışma vb.)
kullandırmıyor, ayrımcılık yapıyor veya çalışma şartlarını ağırlaştırıyorsa,
işçi iş sözleşmesini İş Kanunu 24/II maddesi uyarınca (Ahlak ve iyi niyet
kurallarına aykırılık) haklı nedenle feshederek kıdem tazminatını talep
edebilir.
3. Doğum ve Hamilelik Sürecinde
İşveren Feshi ve İşçinin Hakları
Doğum nedeniyle işten ayrılma, işçinin iradesi dışında
işverenin haksız bir fesihte bulunması şeklinde gerçekleşiyorsa, hukuk
düzeni kadın işçiyi çok sıkı koruma altına alır. Hamilelik, doğum veya süt izni
gibi sebepler asla geçerli veya haklı bir fesih gerekçesi olamaz.
İşverenin bu gerekçelerle iş sözleşmesini feshetmesi
durumunda işçinin sahip olduğu haklar, işyerindeki işçi sayısına ve iş
güvencesi kapsamında olup olmamasına göre ikiye ayrılır:
A. İş Güvencesi Kapsamındaki İşçinin
Hakları (30 veya Daha Fazla İşçi Çalışan İşyerleri)
İşçi en az 6 aylık kıdeme sahipse ve işyerinde 30 veya
daha fazla çalışan varsa, iş güvencesinden yararlanır. Hamilelik veya doğum
sebebiyle işten çıkarılan işçi şu yollara başvurabilir:
1-İşe İade Davası (Arabuluculuk): Fesih bildiriminin tebliğinden
itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. Feshin geçersizliği tespit
edilirse işçi işe iade edilir.
2-Boşta Geçen Süre Ücreti: İşe iade davası neticesinde işçinin
çalıştırılmadığı süre için en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve
diğer hakları ödenir.
3-İşe Başlatmama Tazminatı: İşverenin mahkeme kararına rağmen
işçiyi 1 ay içinde işe başlatmaması durumunda, mahkemenin belirlediği 4 ila
8 aylık ücret tutarında tazminat ödenir.
B. İş Güvencesi Kapsamında Olmayan
İşçinin Hakları (30'dan Az İşçi Çalışan İşyerleri)
İşyerinde 30'dan az işçi varsa işe iade davası
açılamaz ancak işçi daha ağır tazminat kalemleri talep edebilir:
-Kötüniyet Tazminatı: İşverenin fesih hakkını kötüye kullandığı
(hamilelik/doğum sebebiyle çıkardığı) açık olduğundan, işçiye bildirim (ihbar)
sürelerinin 3 katı tutarında kötüniyet tazminatı ödenmesi gerekir.
C. Her İki Durumda da Ortak Olan
Tazminat ve Alacak Hakları
Feshin niteliğine bakılmaksızın, işveren tarafından
yapılan haksız fesihlerde işçinin hak kazandığı temel kalemler şunlardır:
|
Hak /
Tazminat Türü |
Şartları
ve Kapsamı |
|
Kıdem
Tazminatı |
En az 1
yıllık çalışma süresi olan işçiye, her tam yıl için 30 günlük brüt ücreti
tutarında ödenir. |
|
İhbar
Tazminatı |
İşveren,
yasal ihbar sürelerine (2-8 hafta) uymadan iş akdini feshetmişse, bu sürenin
ücretini peşin ödemek zorundadır. |
|
Ayrımcılık
Tazminatı |
İş Kanunu
m. 5 (Eşit Davranma İlkesi) uyarınca gebelik ve analık sebebiyle doğrudan
veya dolaylı ayrımcılık yapılması halinde, işçi 4 aya kadar ücreti
tutarında tazminat talep edebilir. |
|
Ücret ve
İzin Alacakları |
Varsa
ödenmemiş ücretler, fazla mesailer, resmi tatil çalışmaları ve kullanılmayan
yıllık ücretli izin sürelerinin bedelleri nakden ödenmelidir. |
4. Doğum Yapan Kadın İşçinin
Mevzuattan Doğan Diğer Güncel Hakları
İş sözleşmesi devam ederken kadının işten ayrılmasını
önlemek amacıyla kanunda düzenlenen ve işverenin onayına tabi olmayan haklar
şunlardır:
-Analık İzni: Doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere
toplam 16 haftalık süredir. Bu sürede işçiye SGK tarafından geçici iş
göremezlik ödeneği verilir.
-Ücretsiz İzin Hakkı: 16 haftalık analık izninin
bitiminden itibaren, kadın işçinin talebi halinde 6 aya kadar ücretsiz izin
verilmesi zorunludur. Bu süre kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz ancak
iş sözleşmesini askıda tutar.
-Yarım Çalışma ve Kısmi Süreli Çalışma: Doğum sonrası analık izninin
bitiminden itibaren çocuğun bakım ve eğitimi amacıyla birinci doğumda 60,
ikincide 120, üçüncüde 180 gün süreyle haftalık çalışma süresinin yarısı kadar
ücretsiz izin kullanılabilir. Ayrıca çocuk zorunlu ilköğretim çağına gelene
kadar kısmi süreli (part-time) çalışma talep hakkı mevcuttur; işveren bu talebi
geçerli fesih nedeni yapamaz.
-Süt İzni: Kadın işçilere çocukları 1 yaşına gelene kadar günde 1,5
saat süt izni verilir. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır ve
ücretten kesinti yapılamaz.
5. Sonuç
Analık ve doğum olgusu, Türk İş Hukuku'nda işçinin tek
taraflı olarak kıdem tazminatını alıp işten ayrılmasına (evlilik tazminatında
olduğu gibi) imkan tanıyan yasal bir haklı fesih nedeni olarak
düzenlenmemiştir. Dolayısıyla sırf doğum yaptığı gerekçesiyle istifa eden kadın
işçi kıdem tazminatı hakkını kaybeder.
Buna karşın, hamilelik ve doğum süreçleri işveren
feshine karşı en üst düzeyde korunan hukuki dönemlerdir. İşverenin bu
dönemlerde yapacağı fesihler "ayrımcılık yasğına" ve "hakkın
kötüye kullanılmasına" gireceğinden; işçinin kıdem ve ihbar
tazminatlarının yanı sıra işe iade, işe başlatmama, boşta geçen süre, kötüniyet
ve 4 aya kadar brüt ücret tutarındaki ayrımcılık tazminatlarını talep etme
hakkı saklıdır. Kadın işçilerin hak kaybına uğramaması adına istifa ve fesih
bildirim süreçlerindeki hukuki terimleri ve süreleri doğru yönetmesi kritik
önem arz etmektedir.
Bu
makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Hukuki uyuşmazlıklarda somut olayın
özelliklerine göre bir avukata danışılması tavsiye edilir.
0 Yorum